11/5/2007 - FIRTINADAN ÖNCEKİ BEKLEYİŞ
11/5/2007
Yaşamın keşfedilecekler ve yaşanacaklar öncesi sunduğu bir anahtar, bir ödülsün belkide. Ellerimle seçtiğim, kendim için istediğim, içimdeki benin bedenlenmesi gibisin..
Sanki seni geçmişimden özlediklerim, her günümden beklediklerim, yarınımdan istediklerimden bir formülle birleştirip olabildiğin kadar yakınıma ben yerleştirmişim gibi geliyor. Sen, sen değil de benden bir şeylersin gibi. Eksik kalanlarımı yalnız benimle yapamadıklarımı seninle yapmak, aynı bazı şeyleri yalnızca benimle yapmak gibi. Benim bana yetmediğim yerlersin bu yüzden, bana ait bir hayatın benden özerk tamamlayıcısı gibi. Sen sevgili, dost, oğul değil, içimdeki benin en iyi arkadaşı, bedenimin tamamlayıcısı gibisin. Kendimden utanmadığım kadar utanmıyor, kendimle olduğum kadar özgür olabiliyorum seninle.
Sen sanki eksikdin de ben tamamladım seni, evet güleceksin eksik olan ben değildim, yoksun olandım ben. Yoksunluğumun karşılığı sen, eksikliğinin karşılığıyım ben. O yüzden ben seni yanımda sen beni içinde yaşatmak istiyoruz. O yüzden sana göre ben sensiz yaşayabilirken sen bensiz yaşayamassın sanıyorsun. Oysa ben sensiz de ben olabilsem de, beni anlayacakdan yoksun kalıyorum, yazılsa da hiç okunmamış bir kitap gibi. Sen ise bensiz yaşayamassın sanıp kendini mutsuz ediyorsun. Ruhumu ve bedenimi tamamlamassan bir bütün olamam oysa ben, ben tek başıma olabildiklerimden fazlası olabileceğini öğrendim senden.
Sense sonsuz bir güvenle teslim olma özlemini hisettin yeniden. Nadide bir parçasıyım hayatının, bulamadığın, eksikliğini şimdiye dek anlamadığın, ama bulduğunda sahip olamadığın bir abide yaptın beni. Sınırsız bir keşif duygusu uyandıran bir dünya buldun benimle. Çok insanın asla göremeyeceği bir beni buldun. Gerçek beni gösterip de kaçırmak istemezdim oysa, Gerçek benin sahibi olamasan da, daimi bir parçası olduğunun bile farkına varamadın. Sahip olunamayacak kadar gerçek bir ben var içimde, sınırları belirsiz. (5 Nisan 2007)
<%EntryTrackbackURL%>-<%TrackbackCount%>
|